English version is here

25.5.09

Ateşle Oyun

Periler kulağına fısıldamış olmalı. Veya, kendi de bunu tercih eder sanırım, rüyasında tanrının sesini duymuştur. Sayın Başbakan birdenbire yaklaşık yüz yıldır süren Anadolu'nun etnik azınlıklardan temizlenmesi operasyonunu hatırlayarak pişmanlık ifade etti. Daha birkaç ay önce "ya sev ya terket" demişken, kabine üyelerinden biri daha günler önce "ulus devlet için bu temizlik gerekliydi" demişken, ciddiyetinden kuşku duymak doğaldır. Ne büyük çelişki bu oysa... Türkiye politika sahnesine ilk çıkışından beri Türkiye'de kalmış bir avuç azınlık, demokrasi ve inançlarla ilgili özgürlüklerin artacağı konusundaki sözlerine güvenerek AKP'yi desteklediler. Ancak AKP'nin demokrasi anlayışı sadece aşırı dinciler için geçerliydi. Devletin Kürtler, diğer azınlıklar ve laikliğe inanan kesim üzerindeki baskısı AKP yönetimi altında daha da arttı. Radikal islamcılar ve faşistler Hristiyan din adamlarını katletmeye, İncil basan yayınevi yöneticilerini hunharca öldürmeye, aşkol alanları tehdit etmeye ve "uygunsuz" giyinen genç kızları tahkir etmeye başladılar.
Başbakan, "yıllarca farklı etnisiteye mensup olanları ükleden attık, ne kazandık? Bu gerçekten de faşizan bir davranıştı. Biz de zaman zaman aynı hataya düştük. Fakat aklıselimle düşünüldüğünde ne büyük bir yanlış yaptığımız ortaya çıkıyor" diyor. Yüz yıldır süren Anadolu'dan Rumları, Ermenileri, Süryanileri ve diğer birçok azınlığı (ki Cumhuriyet öncesinde bu azınlıklar birçok yerde çoğunluktular) temizleme kampanyası... Otuz yıldır birçok Kürt aileyi, köyü sürme çabası, yüzbinlerce insanı yurdundan etme kavgası, kendi vatandaşına karşı ilan edilen bir seferberlik. Şimdi faşizan mı oldu?
Demokrasi geleneğinde faşizm cezalandırılır. Sayın Başbakan'a sormak isterim; bu cezayı kim çekecek?

Etiketler: , , , , ,

Bookmark and Share
Stratos tarafından gönderildi saat:

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Ana Sayfa